top of page

SUI NOSTRA
''Belonging to Ourselves''

Yazı İşler


Kıskandığım Kediler
Orada; bir zamanlar çocuk olduğum yerde, Okul yolumda, hep bir cam güzeli olurdu. Güneşin sıcaklığıyla serilir, beni seyrederdi. Bakımlı tüyleri ve fevkalade sağlıklı görüntüsüyle, Bir beni değil, yoldaşım Kuru Üzüm’ü de kıskandırdı. Az ileride, köşede, hep hamile, Anaç bir tekir olurdu, Peşinden de yavruları eksik olmayan. Anaç yaşlı bir hanımı da peşinde koştururdu. Kaç çocuğu vardır bilmem Ama herhalde kader ortağı. Rengi desen, hep değişir bu yavrucakların. Babaları aynı
Batuhan Bölüm
8 Eki


Otuzunda
Yağmurlu bir eylül akşamında, Son gününde, Beş aşağı üç yukarı otuzumda, Bir hayalet gördüm. Yağmurun sicim gibi göz pınarlarımdan akıp istiklali, istikbali sele boğduğu, O eylül akşamında, Bir damla bile ıslanmamış bir hayalet gördüm. Öldüm sandım ilkin, Ama ve fakat otuzunda, otuzumda, Hala ölmediğini gördüm. Fevkalade mutlu, ıslak paçalarımla, Annemden azar yediğimi gördüm. O yağmurlu akşam üstünde, Hiç otuzumda göstermediğini düşünürken, Yaşamak kolay değil. İkimiz de bir
Batuhan Bölüm
1 Eki


Le Rayon Vert (Yeşil Işın): Masanın İki Tarafında
Yeşil Işın’ı daha önce izlemişim. Buna rağmen yeniden açtığımda neredeyse hiçbir şey hatırlamıyordum. İkinci izleyişimde ise Delphine, unutabileceğim bir film karakteri olmaktan çıkıp yer yer kendimi gördüğüm, gördüklerimden rahatsız olduğum ama zamanla anlamaya başladığım birine dönüştü. Filmin başından itibaren Delphine’i hem sinir bozucu hem de güçlü buldum. İnandığı şeyleri yapıyor, savunduğu fikirleri dile getirmekten korkmuyor. İnsanların beklentilerine uyum sağlamak uğ
Sedanur Benli
20 Eyl

bottom of page



